DOLAR 49,55EURO 55,57STERLİN 66,15GRAM ALTIN 6.605,35BIST 11.430,14BTC 81.988
Konya Açık · 4,6°C
SON DAKİKA
Şerife Bozoğlan Eker

Şerife Bozoğlan Eker

Meslek: Şair - Yazar - Köşe Yazarı
✍ Yazarın Tüm Yazılarını Gör

Para Değişti, İnsanın Parayla İmtihanı Değişmedi

Xin
REKLAMTicariSet

Para nedir? Elimize aldığımız kâğıt mı, hesabımızdaki rakam mı, telefonumuzun ekranında görünen dijital bakiye mi? Yoksa toplumun üzerinde uzlaştığı büyük bir güven sistemi mi?

Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Profesörü Prof. Dr. Necmettin Güney’in para ve ekonomi üzerine yaptığı anlatım, aslında hepimizin her gün kullandığı fakat üzerinde çok az düşündüğü bir kavramın kapısını aralıyor: Para.

Paranın üç temel fonksiyonu vardır: mübadele, mukayese ve muhafaza. Yani mal ve hizmetleri değiş tokuş etmeye yarar, değerleri karşılaştırmamızı sağlar ve satın alma gücünü belli ölçüde muhafaza eder. Fakat bütün bunların temelinde tek bir kavram bulunur: toplumsal kabul ve güven.

Lidyalılardan günümüze paranın macerasına baktığımızda, aslında değişen yalnızca para değildir; insanlığın değer anlayışı ve güven biçimi de değişmiştir.

Önce emtia para vardı; malın kendisi paraydı. Sonra madeni paralar geldi; metalin değeri öne çıktı. Ardından temsili para ortaya çıktı; kâğıt, karşılığındaki malı veya değeri temsil etti. Yarı temsili para derken sistem giderek itibari paraya, yani devletin ve toplumun kabulüne dayanan paraya dönüştü. Bugün ise elektronik para, dijital ödeme sistemleri ve kripto varlıklarla bambaşka bir dönemin içerisindeyiz.

Bir zamanlar cebimizdeki madeni parayı sayardık. Bugün paranın büyük bölümü cebimizde bile değil. Bir banka hesabında, kartta, telefonda, hatta yalnızca dijital bir kayıt olarak bulunabiliyor.

Peki bu değişim bize ne söylüyor?

Şunu: Para artık yalnızca ekonomik bir araç değil; aynı zamanda sosyolojik, psikolojik ve ahlaki bir meseledir.

Para insanın ihtiyacını karşılar; fakat insanın hırsını da büyütebilir. Güven verir; fakat yanlış yönetildiğinde kaygıyı da büyütür. Kazanmak kadar parayı yönetebilmek de önemlidir. Çünkü çok kazanmak zenginlik anlamına gelmeyebilir; kazandığını doğru kullanabilmek de bir ekonomik terbiyedir.

Günümüz insanının en büyük yanılgılarından biri, parayı yalnızca sahip olunacak bir güç olarak görmesidir. Oysa para aynı zamanda bir emanettir. Nereden geldiği, nereye harcandığı ve başkasının hakkının gözetilip gözetilmediği önemlidir.

İslam hukukunda da paraya yalnızca “alışverişte kullanılan bir araç” olarak bakılmaz. Paranın mahiyeti, mübadelesi, faiz, zekât, borç, ticaret, değer ve günümüzde ortaya çıkan dijital varlıkların nasıl sınıflandırılacağı gibi meseleler ciddi fıkhî tartışmaları beraberinde getiriyor.

Kripto varlıklar işte tam burada karşımıza çıkıyor. Bunları anlamadan sadece “para” veya “para değil” demek, değişen ekonomik dünyayı anlamamızı zorlaştırıyor. Önce ne olduğunu, nasıl çalıştığını, hangi ekonomik ve hukuki niteliği taşıdığını anlamak gerekiyor.

Belki de asıl mesele paranın değişmesi değil, bizim parayla kurduğumuz ilişkinin değişmesidir.

Bugün çocuklarımız parayı ekranda görüyor. Gençler dijital alışveriş yapıyor. Yaşlılarımız hâlâ “elimde para olsun” diyerek güven arıyor. Bir kesim yatırım yapmayı gelecek güvencesi sayarken başka bir kesim borçların altında eziliyor. Dolayısıyla para, toplumun her kesiminde başka bir hikâyeye dokunuyor.

İşte burada infak devreye giriyor.

İnfak yalnızca vermek değildir; ekonominin içinde dolaşımın, dayanışmanın ve paylaşmanın da bir parçasıdır. İhtiyaç sahibine ulaşan para yeniden topluma karışır, ihtiyaçları karşılar, ticareti ve üretimi destekler. “İnfak seni fakir etmez” sözü de yalnızca manevi bir teselli değil; paylaşmanın toplumsal hayatı canlı tutan yönüne işaret eder.

Sonuçta para ne şeytanlaştırılmalı ne de putlaştırılmalı.

Para araçtır; amaç olduğunda insanı yönetmeye başlar.

Belki geleceğin en büyük ekonomik arayışı da budur: Daha hızlı, daha dijital, daha güvenli bir para sisteminden önce; daha adil, daha şeffaf ve insanı merkeze alan bir ekonomik düzen kurabilmek.

Kaimeden kriptoya uzanan yol bize bir gerçeği gösteriyor:

Paranın şekli değişti, fakat insanın adalet, güven ve paylaşma ihtiyacı hiç değişmedi.

Para değişir, değerler değişmesin; ekonomi büyüsün, insan küçülmesin.

REKLAMSEHAPDKS